“BIG DATA” dünyayı değiştirmeye devam ediyor



Biz dahil Bilgi Teknolojileri ile ilgili herkes “big data-büyük veri”den söz edip duruyor. Bu, pek fazla yer kaplayan ve bildiğimiz yöntemlerle ve araçlarla işleyemediğimiz veriler, iş yapma şeklimizi çoktan değiştirmiş durumda. Aynı şekilde, bu alandaki insan kaynağı da farklı yetenek ihtiyaçları doğrultusunda yeniden şekilleniyor.

Son zamanlara kadar kurumların karar mekanizmaları çoğunlukla ilişkisel ve veri tabanlarında yer alan yapısal veriye dayanıyordu. Ancak bir süre sonra yapısal olmayan veri de varlığını çok fazla göstermeye başladı. Bu da büyük verinin doğum hikayesi oldu; bloglar, sosyal medya, çeşitli sensörlerden toplanan veriler, e-mail’ler… Bu bilgi yığını mevcut iş yönetimi, araçlar ve çözümler üzerinde değişim ihtiyacı konusunda baskı yaratırken aynı ihtiyaçlar bu alanda yetenekli insan kaynağı konusunda da ortaya çıkıyor.

Bu dev dünyaya adım atmış olanlar ya da atmak isteyenler için basit ve mutlaka göz önünde bulundurulması gereken 5 temel gerçeği çeşitli kaynaklardan yararlanarak derledik. Büyük veri, artan veri ve analiz karışıklığına neden olurken aynı zamanda fırsatlar anlamına da geliyor. Bu nedenle gelişmeleri yakından takip edip olan bitenle ilgili iyi okuma yapmak gerekiyor.

1) Ne kadar büyüklükte bir veriden söz ediyoruz?

Her gün 2.5 milyon kentilyon (30 sıfırlı bir birimden söz ediyoruz) bayt veri üretiyoruz. Veri üretimindeki bu önlenemez hızı şu şekilde anlatalım: Bugün dünyada var olan verinin %90’ını son iki yılda ürettik. Bu verilerin her yerden geldiğini söylemek mümkün: sosyal medya postalarımız, dijital fotoğraflar ve videolar, GPS sinyalleri, alışveriş kayıtları… Liste uzayıp gidebilir… (Kaynak; IBM Big Data)

2) Ne kadarı yapılandırılmış, ne kadarı yığın?

Tata Danışmanlık şirketi (TCS) bu dev veri yığınının ne kadarının yapısal ne kadarının yığın halinde durduğunu araştırmış. Bu araştırmaya dahil olan veriler kurumların datalarıydı. Ayrıca araştırma; bu dataların ne kadarının kurum içinde, ne kadarının harici üretildiğini de ortaya koyuyor. Çıkan sonuca göre büyük verilerin %51’i yapısal, %27’si yapısal olmayan ve %21’i de yarı yapısal. Buradan anlıyoruz ki oldukça yüksek bir oranda yapısal olmayan bir veri yığını mevcut ve bunların dörtte birinden biraz daha azı, harici data. (Kaynak:  Tata Consultancy Services Limited)

3) Big data iş imkanı sağlar mı?

2015 yılına kadar, tüm dünyada 4.4 milyon Bilgi Teknolojileri hizmeti/projesi, büyük veri alanındaki çalışmaları destekliyor olacak. Gartner’ın araştırmasına göre, bu rakamın 1.9 milyonunu ABD’deki Bilgi Teknolojileri hizmetleri oluşturacak. Büyük verinin o kadar kapsayıcı olması bekleniyor ki önümüzdeki dört yıl içerisinde Bilgi Teknolojileri alanının dışında kalan 6 milyon kişiye iş sağlayacağı ve böylece bilgi ekonomisi tarafından bu alanda bir iş sahasının oluşturulacağı öngörülüyor. Haber iyi olmakla birlikte tehlike şu ki iyi yetişmiş yetenekli çalışan sayısı hala yeterli değil (Kaynak: Gartner)

4) Büyük veride yetenek açığı

Evet bu durum mevcut resim olmakla birlikte önümüzdeki yıllarda da değişmeyecek bir gerçek olarak görülüyor. 2018 yılına kadar sadece ABD’nin derin analitik becerisi olan insan kaynağı açığına 190 bin kişi ile tek başına maruz kalacağı öngörülüyor. Yine ABD’de analizleri okuyabilecek birikime sahip, efektif kararlar verebilecek 1.5 milyon kadar yönetici ve analist açığı olacağı öngörülüyor. (Kaynak: McKinsey Global Institute)

5) Büyük veride planlama candır

Bilgi Teknolojileri alanında lider olanların % 81’i ve bu alandaki profesyonellerin % 77’si, veri varlıklarından gerektiği gibi yararlanma konusunda planlı çalışılmadığına, bu alandaki becerilerin efektif ve sistemli kullanılmadığına inanıyor. Büyük veri projelerinde, teknik yeterliliklerin yanı sıra işin yönetimi, planlanması, yani teknik olmayan bazı yönetimsel alanlarda insan kaynağının geliştirilmesi bu alandaki iş tanımlamalarına da yansıyacak görünüyor.

Big Data Eğitimlerini Görmek İçin Tıklayınız.