Bulut artık işin doğasında var



İnternet çağı bitti diyebilir miyiz? Bittiğini söylemek her zaman imkansız olacak gibi görünüyor ve internetin varlığı birçok yeni teknolojinin ortaya çıkmasını sağlıyor. İnternet ve dijitalleşme çağının akıl almaz hızı ile çoğalan verinin fonksiyonel olarak, yer kaplamayacak şekilde depolanması ya da verilerin bu platform üzerinden kullanılıp güncellenebilmesi pek çok yeniliği ve ihtiyacın karşılanabilmesini de beraberinde getirdi. İnternet çağı her zaman var olacak ve bulut da aynı kaderi paylaşacak gibi görünüyor zira artık kurumlar iş yapma biçimleri için bu teknolojik altyapılara olmazsa olmaz gözüyle bakıyor. İhtiyaca göre ölçeklenebilen bilişim kaynaklarıyla her şeyin bir hizmet olarak alınabildiği bir dünyada kullandıkça öde modeli bu yeni çağın kalıcı olmasında önemli etken oldu. İhtiyaçlara ve kuruma özel yazılım hizmeti (SaaS) yazılım firmaları tarafından sağlanıyor ve bu hizmetlerde ortaya çıkabilen güvenlik, süreklilik, hız gibi sorunlar, bulut sayesinde çözülebiliyor. Her şeyden önce bulut, iş dünyasına global bir avantaj sağlayarak dünyanın her noktasına kurumların kendi ürünlerini pazarlama şansı elde etmelerini sağlıyor.

Bu noktada verilen hizmetin kalitesi de oldukça önemli. Yazılım firmaları bulut teknolojisi konusunda kıyasıya rekabet halinde ve hizmet kalitesi bakımından da iddialarını koruyorlar. Bilişim teknolojileri alanında lider olan kurumlardan Oracle, bu iddiayı yükselen bir grafik ile sürdürmeye devam ediyor. Oracle, bu alanda yatırım yapmaktan çekinmiyor. Uygulama yazılım teknolojisini değişen teknolojiye göre geçtiğimiz yıllarda internet ve bulut yapısına göre yenileyen ve tüm kurumsal uygulamaları Java tabanlı olan Oracle; servis olarak yazılım (SaaS), servis olarak platform (Paas) ve servis olarak alt yapı (IaaS) gibi geniş alana yayılan kurumsal bulut çözümleri hizmeti veriyor. Bu sayede kurumlar bilgi teknolojileri alanında sarf ettiği enerjiyi, insan kaynağına yaptığı harcamayı minimize edip işini büyütmeye odaklanabiliyor. Geçtiğimiz günlerde de Oracle Managed Cloud Sercive; “Frost&Sullivan Best Practice Ödülü-Kuzey Amerika Managed Cloud Customer Value Leadership” Ödülü kazandı.

Bulut teknolojileri konusunda iddialı olan kurumlardan bir diğeri de IBM. IBM Cloud, SoftLayer yalın donanım olanakları gibi seçenekleri ile işletmelerin en yoğun talep gören uygulamalarını dahi tek bir paylaşımlı ortam sayesinde bozulma yaşamadan özel sunucular üzerinde çalıştırabiliyor. IBM’in iddiası da trafiği çok yoğun olan web sitelerini sorunsuz olarak barındırma ve ani kullanım artışlarına karşı sorunsuz çalışabilme hizmeti sunma.

Bir diğer büyük hizmet sağlayıcı Microsoft Azure ise bulutla yeni tanışacak kurumlar için sunduğu “karma” seçenek ile şirketlerin gereksinimlerine göre en uygun çözümü seçebilmelerine imkan tanıyor. Azure, kurum içi, bulut ve karma ortamlar için gelişmiş güvenlik ve yönetim özelliklerine sahip kurumsal düzeyde depolama çözümleri ve veri merkezi ile tümleştirilebilen bulut depolama çözümleri sunuyor.