Gerçek zamanlı uygulama: İK



Oracle CEO’su Mark Hurd, geçtiğimiz ay Londra’da katıldığı konferansta dinleyiciler arasındaki bir insan kaynakları yöneticisine şunu söyledi: “Başarının özü yetenektir”. Hurd, şirketlerin genel olarak en iyi insanları “kiralama” fikrine karşı olduğunun altını çizdi ancak kendisinin bir CEO olarak en temel görevlerinden birinin kurumun “yapmak zorunda olduğu şeyler için en iyi insanı kiralamasını” garanti etmek olduğunu belirtti ve şunu ekledi: “Ben genel olarak ihtiyaç duyduğumuz nitelikleri belirtmek zorundayım ve bu da kurumun tüm yapısına azar azar sızarak organizasyonun içine dahil olmalı.”

“Ne dahice stratejiler, ne de baştan aşağı mükemmel operasyon modelleri yetenek açığının olduğu organizasyonlarda başarı ile çalışabilir” diyen Hurd, sözlerine şunu ekliyor: “Ben en iyi insanı isterim, onları kaybetmek istemem ve onları tamamen organizasyona angaje görmek isterim.”

Evet, dünyanın en büyük yazılım şirketlerinde Oracle’ın CEO’su yetenekli insana verdiği önemi bu şekilde aktarmaya çalışıyor. Ancak bugün kurumlar yetenek arama çalışmalarında önemli engellerle karşılaşıyor. İlk engel, demografik. Hurd’ın belirttiğine göre ABD nüfusunun %43’ü gelecek 10 yıl içinde emeklilik yaşına gelmiş olacak. İngiltere’de ise önümüzdeki 5 yıl içerisinde 3.5 milyon kişi emekli olacak. Örneğin tüm dünyada 130.000 çalışanı bulunan Oracle’da yıllık %10 civarında bir çalışan yıpranması ve sirkülasyonu göz önünde bulundurulursa her yıl sadece bu kurumun binlerce çalışanı şirkete entegre etmesi gerekiyor. Hurd’ün verdiği emeklilik rakamları ile Oracle’ın yıllık olarak ihtiyaç duyduğu insan kaynağı sayısı önemli bir insan kaynağı açığının habercisi niteliğinde. Üstelik sadece herhangi bir çalışandan değil, donanımlı, yetenekleri olan, Hurd’ün belirttiği gibi tam anlamıyla işine angaje olacak özel insanlardan söz ediyoruz.

Oracle CEO’sunun demografik zorluğun yanı sıra belirttiği ikinci mevcut zorluk, yeni jenerasyonun beklentileri. Yeni nesil çok daha şeffaf ve net kariyer yolları çiziyor, bir önceki nesle göre daha hızlı kazanımlar elde etmek istiyor ve işvereninden kendisine mevcuttan çok daha modern çalışma şartları ve teknik altyapı sağlamasını bekliyor.

Bu girişken, ne istediğini bilen ve gelecek vaat eden nesil, sadece müşterisi oldukları kurumlardan değil, çalıştıkları kurumlardan da daha iyi, daha hızlı hizmet bekliyor. Hurd yeni neslin bu beklentisi için “Onlar bugün pek çok kişinin sağlayamayacağı düzeyde imkanlar bekliyorlar” diyor.

Kurumlar beğense de beğenmese de artık kuralları çalışanların belirlediği bir iş dünyasına doğru yol alıyoruz ve onların beklentilerine kulak tıkamak, rekabetin yoğun olduğu bu sektörde oldukça riskli. Kurumlar bugün yönetimin tüm kademelerine stratejilerini doğru bir şekilde yönetecek, çalışanlara cesaret verici bir şekilde liderlik edecek yetenekleri aşılamak durumunda. Aksi halde yeni dünya düzeninde ayakta kalmak uzun soluklu görünmüyor. İnternetin aynı anda pek çok yerde kullanılıyor olmasından, mobil sürücülerden ve sosyal ağlardan önce kurulmuş olan eski insan kaynakları sistemleri artık işlemez halde. Bu eski sistem; bugünkü bulut tabanlı insan kaynakları sistemlerinin kurumlara sunduğu sosyal tabanlı işe alım, mobil işe alım ve alıştırma, indirilebilir eğitim ve performans değerlendirme imkanları gibi kolaylıkları elbette sağlamıyor.

Kurumların bugün yetenekli insan kaynağına sahip olması için çalışanlara kariyerlerini geliştirebilecekleri fırsatlar sunduklarını iyi anlatmaları gerekiyor ve Hurd’ün belirttiği gibi şunu çok iyi görmeleri gerekiyor ki insan kaynakları mali tablolar gibi, gerçek zamanlı bir uygulamadır aslında. Şirketler, nakit envanteri gibi diğer varlıklarında yaptıkları gibi, yetenek havuzlarında da gerçek zamanlı bir anlayış ve yapı geliştirmeli. Eski sistemlerin aksine SaaS (software as a service-bir hizmet olarak yazılım), şirketlerin insan kaynakları bilişim teknolojilerini bir platformda standardize etmesini sağlar. Böylece kurumlar farklı coğrafyalar arasındaki en iyi uygulamaları sistemine entegre edebilir ve yüzlerce yeni özellikler eklenerek yenilenen güncellemeleri edinir.

Hurd Londra’da yaptığı bu konuşmada son olarak şunu belirtiyor: “İK yönetimini modernize etmek, bu araçları kullanmak, sadece teknolojiyi takip etmek, onun yönlendirmesi ile iş yapma biçimlerini değiştirme meselesi değil. Bu aynı zamanda atılması gereken en önemli ve gerekli adım. Bunu doğru bir şekilde yaptığınızda, işte o zaman sektörünüzde gerçek anlamda fark yaratma fırsatını yakalarsınız”.