Güçlü olan değil, esnek olan kazanıyor



Microsoft, 14 Temmuz 2015’te Windows Server 2003 ve Windows Server 2003 R2’ye verilen desteğin sona erecek olmasını buluta geçiş konusunda fırsata çevirmek istiyor. Bu tarihten itibaren, güncellemeler ve yamalar yayınlanmayacak ve bu işletim sistemini çalıştıran sistemlerde güncelleme olamayacağı için güvenlik ve uyumluluk kaybı oluşabileceği belirtiliyor. Bir kurum için sunucunun güncellenmesinin ertelenmesi demek, her geçen gün bilgi teknolojileri (BT) alt yapısının giderek artan oranda risk altında olması anlamına geliyor.

Bu nedenle Microsoft bir nevi zorunlu buluta geçiş planlıyor. Bunun elbette Microsoft’un yeni geliştirdiği bulut tabanlı ürünlerin menfaatine olduğu ortada ama aynı zamanda Microsoft müşterileri için de önemli bir fırsat olduğu vurgulanıyor. Microsoft’un “dönüşüm sürüyor” vurgusu ile yaptığı paylaşımlardan da anlaşılacağı gibi, bulut bilişimin yarattığı “dönüşüm”, bu alandaki önlenemez gelişim ve yaygınlaşma; neredeyse değişimi “dayatıyor”. Bulut elbette birden bire, bir rüzgarla hayatımıza girmedi. Hatırı sayılır bir süredir web sitesi barındırma, anlık mesajlaşma gibi yazılımlar hayatımızın içinde. Yazılım Tabanlı Ağ Teknolojileri (Software Defined Networking), Yazılım Tabanlı Depolama Teknolojileri (Software Defined Storage), bant genişliklerinin artması ve ucuzlaması, güvenlik katmanlarında donanım bağımlılığının azalması gibi avantajlar, bulut teknolojisini kullanan kurumların bu teknolojiyi, dünyanın herhangi bir yerinde veri merkezleri olarak konumlayabilmelerine imkan tanıyor ve bunun daha da yaygınlaşması bekleniyor. Bulut, kurumları ciddi bir dönüşüme itiyor. Burada önemli olan hızlı adaptasyon sayesinde fark yaratabilmek.

Kurumların bulut bilişim için hayata geçirmeleri gereken dönüşüm, Microsoft’un da altını çizdiği gibi, organizasyonel yapıda, insan kaynağı profilinde, bilgi teknolojileri süreçlerinde, kurumların kullanmakta olduğu mevcut teknolojilerinde kendini gösteriyor. Bugün artık bir şirketin, her ihtiyacını kendi içinde karşılayan bilgi teknolojileri organizasyon yapısı, bulut teknolojileri sayesinde BT organizasyonlarının, iş birimleriyle çok daha uyumlu çalışmasına imkan veriyor. Bu da doğrudan bizi insan kaynağındaki değişimlere götürüyor. Bir şirketin BT organizasyonundaki değişim, doğrudan insan kaynağındaki yetkinliklerin ve buradaki vizyonun da değişimini gerekli kılıyor. Teknoloji dünyasının her zaman ihtiyaç duyduğu yaratıcılık, çözüm odaklılık, yenilikçi düşünebilme kabiliyetlerinin yanı sıra bir yeniliği alıp aynen sisteme entegre etmek yerine bunu daha düşük maliyetlerle ve kurumun ihtiyaçlarına özel hale getirerek hayata geçirecek yeteneklere ihtiyaç duyuluyor. Ayrıca bu değişim, Bilgi Güvenliği Uzmanı, Servis Seviyesi Uzmanı, Servis Tasarım Uzmanı gibi yeni yeni parlayan mesleklerin artık iyice gelişmesini ve yerleşmesini de sağlamakla kalmadı her bilgi teknolojileri organizasyonu için ihtiyaç duyulur oldu. Bulut ile gelen en avantajlı değişikliklerden biri de ihtiyaca özel konumlama. Bulut çözümleri bir şirkete ihtiyaç duyduğu ölçüde pratik ve sınırsız bir kapasite sunabiliyor. Bu da bulutun tercih edilebilirliğini, yaygınlaşması daha hızlı hale getiriyor.