İnternette bilgi güvenliği gerçekten sağlanıyormu?



Yazılı ve sözlü iletişim olarak ikiye ayırdığımız iletişim üçüncü bir boyuta daha ulaşmıştır. Sosyal medya, küreselleşen dünyada iletişimin belki de en önemli boyutunu oluşturmaktadır.

 

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sunmuş olduğu vazgeçilmez teknoloji platformu sosyal paylaşım siteleridir. Peki, ama hayatımızın odak noktalarından biri haline gelen bu sosyal ağlarda bilgiyi arar, bilgi havuzunda yüzerken bizler ne kadar güvendeyiz? Facebook, twitter, instagram ve daha nicesi her daim telefonumuzda, elimizin altında en çok, en sık kullanılanlar arasında. Bu tür sitelerde paylaştığımız fotoğrafların, özgün sözlerin, yer bildirimlerinin kısacası paylaşılan her türlü bilginin kimler tarafından ve hangi amaçla kullanıldığı bugün sosyal medya sektöründe en çok tartışılan konuların başında gelmektedir. Bu sebepledir ki; ‘’Gizlilik Ayarları’’ denilen bir bölüm hemen hemen bütün sosyal paylaşım ağlarının koruma mekanizması haline gelmiştir. İnternet hayatımın vazgeçilmezlerinden diyorsanız; ‘’Gizlilik Ayarları’’ bölümünde ‘’Ayarları Özelleştir’’ kısmında çıkan listede bilgilerinizi kimin göreceği ya da göremeyeceğini seçmeniz gerekmektedir. Korunma mekanizmasını geliştirmenin yollarından biri de ‘’İnternette bilgi güvenliği sağlanıyor mu? Biz ne kadar güvendeyiz?’’ sorusunu her aklınıza getirdiğinizde kendinizce de tedbirler almaktır. Üyelik istenen sitelerde rumuz kullanmak, TC kimlik numarası ve kişisel bilgileri paylaşmamak; çok kişi tarafından gün içerisinde sıkça kullanılan bilgisayarlarda bankacılık işlemleri yapmamak size güven verecektir. Aynı zamanda internette biz farkında olmadan kameramızı kullanan kötü yazılımların olduğunu unutmadan web kameramızı kontrol altında tutmak,  sosyal ağlarda paylaşılan bilgiyi ‘’Yalnız Arkadaşlarım’’ şeklinde güncelleyerek çerçeve içine almak, kişisel güvenliğinizi sağlamada kullanabileceğiniz birkaç örnektir. Bu noktada dikkat edilmesi gerekenlerden biri de güvenlik yazılımlarıdır. Çünkü mevcut bilgisayarınızdaki güvenlik yazılımları ya da anti virüs programları günümüz sosyal medya dünyasının olmazsa olmazlarındandır. İnternet ortamında gezinirken; ‘’bilmediğimiz şey kötüdür.’’ Mantığıyla hareket etmek bizi zaman zaman güvenlik çerçevesi içerisine alacak en önemli ipuçlarından biri olmaktadır. Bu bağlamda başkalarının verilerine izinsiz erişmeye kalkmamakla birlikte, size ait olmayan bilgiyi vermemeye de özen gösterin. Lisansız yazılıp kullanmanın suç sayılması, internet ortamının bilgiyi korumak adına aldığı tedbirlerden biridir. Orijinal yazılım kullanmaya dikkat edin. Hackerlere karşı önlem alabilmek için kolay tahmin edilebilen şifreler almayın ve şifrenizi belli aralıklarla mutlaka değiştirin. Kaybolma, çalınma ve zarar görme ihtimaline karşı gizli olduğunuzu düşündüğünüz bilgilerinizi güvenli ortamda tutun. Eğer ki bir ebeveyn iseniz dikkatinizi iki katına çıkarmanız gerekmektedir. Çocuğunuzun güvenliği için bilgisayarınıza bir şifre koyun ve belli saatler içerisinde sizin gözetiminiz dâhilinde internete girmesini sağlayın. Bütün bunlara ek olarak sizi internetteki zararlı içeriklerden koruyan ücretsiz ve kullanımı kolay Güvenli İnternet Hizmetinden de yararlanabilirsiniz. ADSL hattı üzerinden güvenli internet hizmeti profili ile devreye giren sistem size aile ve çocuk profili olmak üzere iki seçenek sunmakta istediğiniz zaman da profilinizi değiştirebilme olanağı sağlamaktadır.  Sosyal medya, oyun ve sohbet gibi kategorileri bulunan bu sistem için mevcut internet servis sağlayıcılarınızın web sitelerinden yararlanabilirsiniz. ‘’Kötü İçerik Kullanımı’’ ‘’Uygunsuz İçeriği Şikâyet Et’’ ya da ‘’Kullanıcıyı Engelle’’ başlıkları da internet ortamının bizim için geliştirmiş olduğu diğer güvenlik durumlarıdır. Ülkemizde 5651 sayılı ‘’İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’’ ile internet ortamında yapılan yayınlar ile bu yayınlar yoluyla işlenen suçlarla mücadelesi edilmesi düzenlenmiştir.

 

      İnternet ortamında bilginin güvenliğini sağlayan en önemli olgu yasalar değil; kişinin iradesidir. İnternet ortamında paylaşılan hiçbir bilgi kaybolmaz. Bu sebeple ‘’her temas, bir iz bırakır’’ mantığıyla hareket etmek belki de yapılacak en doğru iştir.