İstikamet, dijital ekonomi



Bilgi teknolojilerindeki gelişmeler bu alanda dev bir ekonominin oluşmasını sağladı. Gelişen teknoloji, ürün ve hizmetler; büyük veri dünyasıyla, bulut bilişimle, her geçen gün gelişen uygulamalar ve yazılımlarla dijital ekonomi diyebileceğimiz bir alan yarattı. Bu hızlı ve büyük gelişmeyi devletler de yakından izliyor. Özellikle Avrupa Birliği bu alanda bir süredir önemli çalışmalar içerisinde. Geçtiğimiz aylarda, Avrupa Komisyonu, büyük verinin gelişimine yönelik bir strateji yayınlamıştı. AB politikalarını tasarlayan ve koordine eden birliğin yürütme organı olan komisyonun tebliğine göre AB’nin veriye dayalı bir ekonomiye geçişinin söz konusu olacağı belirtilmişti.

2015’te AB ayrıca, dijital ekonomiye geçişi kolaylaştıracak ve hızlandıracak adımlar atmak üzere çalışmalarına devam ediyor. Avrupa Komisyonu, Avrupa’nın dijitalleşme yolundaki rotasını belirlerken, ortaya çıkacak sonucun “dinamik bir dijital ekonomi ve toplum” olması için adımlar atıyor. Bu dinamik yapı için dikkat çeken iki konu var: Biri sağlık, diğeri ise telif hakları kanunları. Bu dinamizm ise dağınık ve hantal yapının değişmesi ile mümkün hale getirilecek. Yani Dijital Tek Piyasa adını verebileceğimiz, “Digital Single Market” isimli bir yapı ile AB üyesi ülkelerdeki tüm vatandaşlar ve kurumların dijital hizmetlere çok daha hızlı ulaşması amaçlanıyor. Bu da hızın yanı sıra dev bir ekonominin tek bir kanaldan yönetilmesi ve önemli bir tasarruf anlamına geliyor. Tek platform piyasası sayesinde Avrupa, hem birbiriyle bağlantılı, hem rekabet edebilen, hem de sürdürülebilir dijital iş ve endüstrilerin kıtası olmak istiyor. Dijital Tek Piyasadan Sorumlu AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrus Ansip, tek piyasa sayesinde yılda yaklaşık 260 milyar Euro tasarruf sağlamayı planladıklarını belirtiyor. Hantal yapının ortadan kalkmasıyla, AB’de girişimcilik yapmak isteyen KOBİ’lerin de çok daha rahat hareket edebileceği belirtiliyor. Çünkü bugün AB’de bir KOBİ’nin “veri koruma, müşteri koruma, sözleşme kanunu, veri onayları” ile ilgili 28 farklı kanunla uğraşması gerektiği belirtiliyor.

Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerine bakıldığında internete erişim oranı %90’ları aşıyor. Türkiye, İtalya, Yunanistan gibi ülkelerde rakam henüz %60’larda. OECD ülkelerindeki kullanıcıların hemen hemen %50’si internet üzerinden alışveriş yapıyor. Son iki yılda ise OECD ülkelerinin 4 yılda kablosuz geniş bant üyeliği iki katına çıkmış durumda. Rakamlar, hızla gelişen dijital ekonominin büyüklüğünü yansıtır nitelikte. AB tarafından paylaşılan raporlarda, bilgi teknolojileri alanında çalışanların üretkenliğinin toplam ekonomiden %60 daha fazla olduğu belirtilirken, bilgi teknolojileri sektörünün diğer tüm sektörleri büyüme anlamında geride bıraktığı sonucu dikkat çekiyor. Bir diğer dikkat çekici rakam da Avustralya ve Kanada’dan. Bu ülkelerde 2003-2013 arası bilgi teknolojileri alanındaki istihdam, yüzde 25’ten fazla artmış durumda. OECD ülkelerinde bu oran yüzde 30’lara kadar çıkabiliyor. Bilgi teknolojilerinin hemen hemen tüm iş alanlarında kullanılmasıyla birlikte dijital dünyada başarılı olacak yaratıcı yetenek ihtiyacına ve yetenek avına devam ediyor.